19th Ave New York, NY 95822, USA
Su KITLIĞI YERİNE TASARIM KITLIĞI YAŞAYALIM
Tasarım sektöründe belirli gelişmelerin olması; oluşan yeni bir takım davranışlar ya da ihtiyaçtan doğan taleplerden geçiyor. Bunu da ekonomik açıdan tabirlenen "minimum maliyet maksimum kar" dengesinde oturtturmak gerekiyor. Su gibi şuanda önlenebilir afet seçenekleri bugünden önlenmediğinde; "maksimum maliyet minimum kar" bile yaşama yeterli olmayacak.

Küresel sorunların başında gelen ve geleceğin en büyük problemi olacağı ön görülen su kıtlığı tüm canlıları derinden alakadar etmekte. Özellikle geliştirdiğimiz teknolojiler, küresel ısınma ve üretimlerde su rezervlerinin gereksiz kullanımları gibi evlerde ki su tüketimlerinin bilinçsizce kullanılması gibi eylemler yakın gelecekte su sorunlarını bize yaşatacağı şimdiden ön görülebilir durumda. Bu konuda her bireyin üzerine düşen görevler ve belirli meslek gruplarına ise yönlendirmeler konusunda sorumluluklar düşüyor. AFAD gibi bu işi sadece mesleki olarak yapmayan, afet öncesi ve sonrasında gönüllerini ortaya koyan kişilere bazı planlamaları bırakmadan bütünlük içerisinde bir takım çözümler geliştirmeliyiz. Oluşan afet sorunları hepimizin sorunlarıdır.

Üniversite’min diploma sunumunda; su tüketiminin evlerde bilinçlendirilmesi ve özellikle de çocukların bu konuda bir takım öğretileri oyunlaştırma şeklinde öğretilmesini kapsayan proje konum, diploma projesi kapsamında yeterli görülmediği yorumunu aldım bugün. Tasarımın ne kadar komplike olduğu, onun ne kadar önemli olduğunu göstermez, aksine kolaylaştırılmamışlık arz ettirir. Bir sorun oluşmadan geliştirilebilecek yöntemlerle afet gibi felaket konularının önüne geçmek, tasarlanacak üründe kıtlık yaratabilir lakin “su kıtlığı yerine tasarım kıtlığı” yaşayalım, bu kabul edilebilir olmalı. Su’dan bahsediyoruz, Tüm canlıların yaşam kaynağından.. Su tükendiğinde suya ihtiyaç duyulmayan evler, kıyafetler ya da susuz tarım gibi gelişmeler yerine suyu korumak daha akıllıca geliyor benim kulağıma.. 4 varoluş elementinden biri; Su..

Tasarım sektöründe belirli gelişmelerin olması; oluşan yeni bir takım davranışlar ya da ihtiyaçtan doğan taleplerden geçiyor. Bunu da ekonomik açıdan tabirlenen “minimum maliyet maksimum kar” dengesinde oturtturmak gerekiyor. Su gibi şuanda önlenebilir afet seçenekleri bugünden önlenmediğinde; “maksimum maliyet minimum kar” bile yaşama yeterli olmayacak. Dünya nüfusu 7,753 Milyar (2020) olarak ölçülmüş, belki gerçekten de dünya için fazla olabilir ki bence fazla olsa zaten olmazdı.. Bu nokta da sen ya da ben gereksiz değiliz, bir tırtıl, bir yaprak, bir bizon, bir yılan, bir kırlangıç hiç biri ne fazla ne eksik olmalı. Bunun da kararını biz insanlar değil doğal yaşamın kendisi belirlemeli ki inanın bence bunu oldukça iyi başarıyor.

Hal böyle olunca da aklıma şu soru geliyor; Su kıtlığı bugünden dikkat ederek önlenebilir haldeyken neden krizler ya da yoksulluklar yaşandığında bundan ağlanmayı, cezalandırmayı, üstünlük kurmayı hayal ediyoruz da, birlik içerisinde bolluk ve varlıkla yaşamayı hayal etmiyoruz? Su savaşları bence kulağa çok korkunç geliyor. Bugün suyum var diyen bir ülkeye, silah gücü yüksek, ekonomik açıdan güçlü başka bir ülke ele geçirip suyunu sana eser miktarda koklatıp kendisine alması korkunç. Ölümler, hastalıklar vs ile temiz suların da kirlenmesi ondan sonraki süreçte görülebilir başka felaket senaryo türleri, Bu sebepledir ki ben bir endüstriyel tasarımcı olarak, insan ürün ilişkisinde ki etkileri neticesinde davranış biçimlerine pozitif etki edebilecek bir mesleğe kendimi uygun görmüş biri olarak bu projeye devam edeceğim. Amacım diploma projesinden geçmek değil, her türlü canlının yaşamını devam ettirebilmesi için su rezervlerinin doğru kullanımında bilgilendirici ve öğretici bir unsur olarak üzerime düşen görevi yapmak.

Dilerim her şey tüm canlı yaşamı için her daim pozitif olmasıdır, sevgi ile,

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın